Kayıtlar

Lili

"Hayatta en sevdiğim şey sorumsuzluktur" diyor Teoman. Sonsuz kere katılıyorum kendisine. Dolabıma meyvelerin üzerinde bulunan markaları yapıştırıyorum. "Nasıl yani" mi? Mesela en bilineninden "Chiquita" var. Yine muzlardan devam ediyorum: "Bonanza!" ve "Dole". Daha sonra "Hormonsuzdur!" ibaresiyle Elit ve Özkaradağ markaları (sanırım bunlar domates) çıkıyor karşıma. Mandalinalarda Bekir 394 ve Kemal 559 bizim marketin vazgeçilmezleri arasında. Ve benim işim gücüm yok, dolabımı bu saçmalıklarla donatıyorum. mu?

Lan.

Resim
Yiğit Özgür

O bir kuş, o bir uçak, hayır o Superman!

Resim
Wordpress (vördpires)'de bulunma amacımı tam olarak kavrayabilmiş bir birey değilim. Blogger'cığım kapanmıştı, o zaman gaza gelip bütün yazılarımı aktardım oraya. Hakkını yememem lazım yine de; bılogır yok olduğunda kendimi, kendisinin kollarına teslim edebilmişim rahatça. http://sayinbayan.wordpress.com/ O bir kuş, o bir uçak, hayır o Superman! Birkaç gündür çok (soğuk alınganlığı) hastayım. Ancak bu mikrobik şeytana rağmen normal insan yaşantımdan ödün vermiyorum. (Akşam tiyatroya gideceğim mesela, dün kursum vardı ve örnekler çoğaltılabilir...) Sesim borazan feat. travesti gibi çıkıyor, iyi ki ses kaydı falan yapmıyorum bu aralar. Yapsam, nasıl bir sayın bayan ulan bu, şeklinde eleştiriler alacağımdan adım gibi eminim. İyileşince "oldu bitti maşallah" partisi vereceğim, öksür aksır bir yere kadar çünkü.

TGIF

Thanks God It’s Friday! Bu aralar en çok Vienna Teng 'i seviyorum. Boomp3.com

Dırım dırım dırım dım

Resim
İçime bakıyorum, yürüyorum. Her bir tarafta “hoşgeldin’iz” yazıyor. Rakım, nüfus… yok. Sadece geldiğimi belirten ve bunun hoş olduğunu iddia eden yazılar var. Hem kim, ne zaman, hoş gelmemiş ki? Ama gitmek, tükenmez kaleminin yazının ortasında bitmesi gibi. Nefes almak gereksiz. Karalanarak, karalayarak gitmek var. Bu da bir çeşit acı... Tişörtünü başkasında görmek ve ona hiç yakışmadığını düşünmek gibi. Gibilerden kurtulup gerçeklere ulaştığımızda, her şey ne kadar da korkutucu. Yazdığım şeyleri sadece ben anlayabiliyorum "gibi" bir izlenime kapılıyorum. İç ses'çiğim, doğrudur, diyor, ben ise, teşekkürler. Bu arada bunu yeni yazmadım. Son İçtiğim: Yaseminli yeşil çay Son Dinlediğim: Erik Satie - Gnossienne No: 1 Son İzlediğim: Saw V (Ortaya karışık) Bir de artık http://www.sayinbayan.com/ şeklinde bir alanı daha kaplıyorum. Kazım Karabekir'in akrabası ısmarladı.

Aç parantez

Resim
(Oldu o zaman. Bay.) Defterimin üzerinde bir saç teli. Yere atmak suretiyle kendisini def etmeye çalışırken hala kafama bağlı, yaşayan, benden yana bir parçayı koparmaya çalıştığımı farkettim. Saçlarım uzamış görmeyeli. Geçen cumartesi yaptığım hesaplara göre artık her pazar piyano kursum vardı. Ancak yine pazar günü yaptığım plan ile her pazarlarım yine boşluğa emanet oldu. Piyano alacak maddi gücü bulamayınca da org almakta karar kıldım. Hem ucuz, hem de halktan. Ay ken, yu ken, vat ken yu du? VAT KEN YU DU? Gündeme karşı serin duruş. Dinliyorum: Onor Bumbum - şimdilik Bic Runga - heal (hiiiiiil mi nav!) ___ Kendi de biliyordu bunu. Bu, bir sır değildi artık. Üçüncüye bok düşmeliydi. Düşmemeliydi.

Mayalanma (Arı Maya'yı anma)

Adam: "Hayatında biri var mı?" dedi. Kadın: "Kendim bile yokum ki hayatımda." Arkadaş bir film önerdi, 'pembe' filmler izlemeye çalıştığımı söyledim. "Hıı bu aralar piskolocin penbe demek" dedi. Hayır dedim: "Pisikolojim pembe değil, işte böyle filmler izleyerek onu pembeleşinceye kadar pişiriyorum." Fermantasyon: Fransızca fermantasyon (fermentation) sözü kimyada "Organik maddelerin bazı mikroorganizmalarca salgılanan enzimler etkisiyle uğradığı değişiklik" anlamıyla kullanılmaktadır. Sözün bu anlamı için dilimizde mayalanma karşılığı bulunmaktadır. Sanırım bir organik madde olarak bazı mikro ooo organizmalar tarafından değişikliğe uğratılıyorum. Gözlerimizi hiç kırpmasaydık dünya daha mı değişik olurdu? Filmlerde neden insanlar film izleyip morallerini bozmazlar? Bu, rüya gördüğünün bilincinde olmak gibi birşey heralde. Uyuyosun, herkes oyun oynuyor sen de içindesin, ama rüya'm bu diyorsun kötü de olsa. Ayak uydurmalıyım ...