Kayıtlar

Now your head, excuse me, is empty. I have the ticket for that. Come here, sweetie, out of the closet. Well, what do you think of that? Naked as paper to start.

Tekrar

- Merhaba kızım, oturabilir miyim? - Tabii! Yolculuk moduna bürünmüş duruşum ve kulaklarım birden bire hazırol konumuna geçti. Gözlerimi ara ara kaydırdığım, beyaz bulutlarla kaplı gökyüzünün bir kısmı 80'lı yaşlarının baharındaki adamın yüzüne de bulaşmış olmalıydı. Otobüste karşı cinsin yanına oturmak için izin isteyen eski bir insan vardı yanımda.
Rengarenk betonlarla kapladığımız dünyanın artık bakkal defterinden hiçbir farkı yok. Yokuşlar, tepeler. Her taraf bir zıtlık içerisinde. Bu zıtlıktan sıyrılıp olağan bir rotada ilerlemek zor.
Onlarca kuş uçup gidiyor buradan Biz ise sırtımızda tonlarca yükle fazladan iki adım atamıyoruz.

Meğersem Maya takvimi ne menem bir şeymiş

2012 boş kafayla izleyince dolu bir film gibi geliyor. Efektler, yer yarılsa da içine girsem dediğim anlardan gerçekten soğuttu beni. Hayır, hayır yerin içine girmeyeyim mümkünse. Ama bu tür bir vakada Türkiye'nin T'sinin bile anılmayacağını öğrenmiş oldum siyahi Amerikan başkanının fedai, gururlu, ülkesine ve insanına aşık, dindar, aile sevgisiyle dolu karakter özellikleriyle bezenmiş olduğu 2012 filminde. Ya o tip insanlar bildiğin adamın üstüne basar o dandik gemiye binmek için. Neyse canım.
- Sevgi nedir? + Sevgi içimizde... - Hmm... 8 bin km yol geldim lan ben içimde mi geldim bunu? Hayırdır havalimanında x-rayde de çıkmadı. Mutluluk nedir? + Mutluluk içimizde... - Dünya barışı? - Hepsi içimizde... + Baba 400 doları verdik, kdvsi? - İçinde içinde...
Çünkü insanlar yıllar boyunca hiç soru sormadan durur.