Dying is an art, like everything else. I do it exceptionally well.
I do it so it feels like hell. I do it so it feels real.
I guess you could say I've a call.
Umutsuz Vaka
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
Dudaklarım kuru ama ağzımda kan tadı. Kaçsam kaç kişi eksilir bu yalnızlıktan? Bilinçsiz aklımın sınır kapısı yıkıldı. Ne olurdu yenik düşmeseydim bu savaştan.
(Oldu o zaman. Bay.) Defterimin üzerinde bir saç teli. Yere atmak suretiyle kendisini def etmeye çalışırken hala kafama bağlı, yaşayan, benden yana bir parçayı koparmaya çalıştığımı farkettim. Saçlarım uzamış görmeyeli. Geçen cumartesi yaptığım hesaplara göre artık her pazar piyano kursum vardı. Ancak yine pazar günü yaptığım plan ile her pazarlarım yine boşluğa emanet oldu. Piyano alacak maddi gücü bulamayınca da org almakta karar kıldım. Hem ucuz, hem de halktan. Ay ken, yu ken, vat ken yu du? VAT KEN YU DU? Gündeme karşı serin duruş. Dinliyorum: Onor Bumbum - şimdilik Bic Runga - heal (hiiiiiil mi nav!) ___ Kendi de biliyordu bunu. Bu, bir sır değildi artık. Üçüncüye bok düşmeliydi. Düşmemeliydi.
Aynı diş fırçası ve aynı mekanik hareketler. Aklını ise bilemiyoruz ama onda da bir farklılık belirtisi yok ki aynadan her zamanki ifade yansıyor. “Yokluğunu bilerek ve hissederek varlığını umdu. İyi yolculuklar dileyip arkasında bıraktığı anılar artık bir film şeridi bile değildi. Du’lu ve Di’li geçmiş zamanlarından medet umarken, tekrar, geleceğinin ne kadar planlı olduğunu fark etti. Bir olasılıktan söz etmek imkansız olsa da, gerçekler, gözle görülemeyenlerle bir değildi. Durulmuşken süt liman, yine, yeni baştan kendini Elm Street’te hissetmeye başladı. Köprünün en yüksek tepesinin müdavimi o. Genelde yere bakan kısımda tepinir kendi kendine. Her şeyi umursarcasına kopar her şeyden. Şey’in her ya da bir ile kullanıldığında tamamen anlam değiştirdiğini düşünür. Kendine gelmesinin yoksa gidecek kimsesinin olmadığını bilir. Yine de yapar yapacağını. Sonlarında hep kendine gitse de, önce hep başka başka kapılar aralanır, yüzü başka ışıklarla aydınlanır. SON diyemeden bitirdiği hika...
Bebeğim, neremde saklayım seni ... - Sus, kimseler duymasın. duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede, yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, o yitik yıldızda duyuyor musun? Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, bir mısra dolu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, bilmezler nasıl sevdik, iki yitik hasret, iki parça can.
Yorumlar