Dying is an art, like everything else. I do it exceptionally well.
I do it so it feels like hell. I do it so it feels real.
I guess you could say I've a call.
Random (eksik)
Bağlantıyı al
Facebook
X
Pinterest
E-posta
Diğer Uygulamalar
Dinlediğim: Aslındabirkonuvar Okuduğum: Gecegezenkızlar İzlediğim: Lostsezon4bölüm11 Yediğim: Kiraz İçtiğim: Su
Taa 17 yaşımdayken gugıl'da çıkmıştım. Neydi öyle, inanılmaz süper bir şeydi! Ananem dedem kim varsa gugıl'ı pek bilmeyen, anlatmıştım böyleyken böyle ve bu şahane. Ben artık resmen ünlüydüm. Az evvel de bloğumun ismini, bilindiği üzere " Aklıma Taktıklarım "ı arattım. Gugıl Bey şöyle lütfediyor: Bunu mu demek istediniz? aklıma baktıklarım Hayır çikolatam, onu demek istemedim. Zaten şimdilerde gugıl'a çıkmayan yok. Eskiden her şey daha heyecanlıydı di mi?
Bebeğim, neremde saklayım seni ... - Sus, kimseler duymasın. duymasın ölürüm ha. Aydım yarı gecede, yeşil bir yağmur sonra... Yağıyor yeşil. En uzak, o adsız ve kimselersiz, o yitik yıldızda duyuyor musun? Rüya, bütün çektiğimiz. Rüya kahrım, rüya zindan. Nasıl da yılları buldu, bir mısra dolu maceram... Bilmezler nasıl aradık birbirimizi, bilmezler nasıl sevdik, iki yitik hasret, iki parça can.
Otobüs duraktan ayrıldıktan sonra yetişmek için koşan o insanlar var ya, onlara çok üzülüyorum. öyle bir durumda sessiz kalmak yerine "gelen vaaar" diye bağırıyorum içgüdüsel olarak. Çok fazla vicdanlıyım bu konuda çünkü aynı duruma ben de düşüyorum. Nefes nefese koştuğum e57'ler pır pır diye önümden geçerken, evden/işten daha önce çıksaydım "keşke"sinin içinde buluyorum kendimi . ve o sırada otobüse ferah ferah yerleşmiş oturan o yolcular, bana salak salak bakıyorlar. zavallı şöfer göremiyor bazen tabii, ona bir şey demiyorum. İnsanlar her şeyden soyutlamışlar kendilerini. Yazık.
Yorumlar